Küresel ekonomiler, artan borç baskıları arasında ’mali baskınlık’ın yeni bir dönemine giriyor- FT
ForInvest – Başlıca ekonomilerin, merkez bankalarının artan kamu borcunu yönetebilmek için faiz oranlarını yapay biçimde düşük tutmaları yönünde siyasi baskı altına girmesiyle birlikte yeni bir “mali baskınlık” (fiscal dominance) dönemine girdiği konusunda yatırımcılar ve ekonomistler uyarıda bulunuyor.
FT’nin haberine göre bu durumun en çarpıcı örneği, Başkan Donald Trump’ın, hükümetin yıllık 1 trilyon doları aşan borç faiz yükünü azaltmak için faiz oranlarının keskin şekilde düşürülmesi çağrısında bulunduğu ABD’de yaşanıyor.
Son aylarda, ABD’de uzun vadeli devlet tahvillerinin getirileri, enflasyon ve mali sürdürülebilirlik endişeleriyle yükselişe geçti. İki yıllık ve 30 yıllık Hazine tahvilleri arasındaki fark, kısa vadeli faiz oranlarının düşeceği, ancak uzun vadeli borçlanma maliyetlerinin yükseleceği beklentisiyle 2022 başından bu yana en geniş seviyeye ulaştı. Analistlere göre bu ayrışma, Fed’in siyasi baskılar nedeniyle gerektiği kadar sıkı para politikası uygulayamama ihtimalinden kaynaklanıyor.
Benzer bir tablo Birleşik Krallık, Japonya ve hatta mali disiplinle bilinen Almanya’da da yaşanıyor. Almanya’da, yeni hükümetin altyapı yatırımları ve savunma harcamaları için borçlanmayı artırma planları nedeniyle 30 yıllık tahvil faizleri 2011’den bu yana ilk kez %3’ü aştı. İngiltere’de ise 30 yıllık tahvil getirileri %5,6 ile son 25 yılın zirvesine çıktı.
Ekonomistler, gelişmiş ülkelerde bu yıl toplam 17 trilyon dolara ulaşması beklenen devlet borçlanmalarının, merkez bankaları üzerinde bilanço küçültme ve faiz artırımlarını yavaşlatma yönünde artan baskı yarattığını belirtiyor. Uzmanlar, mali ve para politikası arasındaki bu yakınlaşmanın merkez bankalarının bağımsızlığını zayıflatabileceği ve kontrolsüz enflasyona yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Hükümetlerin yüksek bütçe açıklarıyla büyümeyi sürdürmeye çalıştığı bir ortamda, merkez bankaları finansal istikrarla siyasi baskılar arasında giderek daha zor bir denge kurmak zorunda kalıyor.







